24 Eylül 2015 Perşembe

Sıradan Bir Hayat

Biliyorum ki istisnasız herkes farklı olma derdinde. Çağımızın kabusu sıradanlık. Durmaksızın çektiğimiz fotoğraflar, sanal medyada paylaştığımız yerli yersiz sözler, daha çok gezip tozma arzusu, değişik sporlar yapma, bir gruba ait olma, bitmek bilmeyen düğün ve eğlence anıları ve diğerleri... Hepsinin yegane amacı dikkat çekme ve bu sayede üstünlük sağlama. En azından bu yarışta geride olmadığını belli etme isteği. Eminim buna... Nereden mi? Elbette kendimden. Bu saydıklarımı ya çok az yapıyorum yada hiç yapmıyorum. Ama içimdeki bu dürtü beni aslında çok da istemediğim şeyler yapmaya itiyor. Halbuki neresinden bakarsan bak sıradan bir insanım. Ortalama üstü bir eğitim aldım, ama bu sayede çevremi değiştirdim. Katıldığım çevre içinde sıradanlaştım sonuç itibariyle. Ortalama üstü bir boyum, ortalama bir göbeğim, ortalamanın dışında seyrek saçlarım, ortalamanın dışında zayıf bir kalbim, aşırı bir duygusallığım var. Etrafımdakilerden çok yazıyorum. Biraz müzikle uğraşmışlığım, çokça hayat üzerine düşünmüşlüğüm var. Çok büyük kaygılarım var, geçmişimden belki de. Ölen arkadaşım da oldu, sonunu kestiremediğim ameliyatların ucunda ölümü hissettiğim de. Tanıdığım insan çok, yakın olduğumsa çok az... Gerçekten yakın olduğumsa galiba yok.  Kalabalık bir grupta dikkat çekebildiğimi sanmıyorum. İnsanlar benim hakkımda kötü düşünmüyorlar elbette, hatta olduğumdan salak göründüğüme de eminim. Bazen ben bile hissediyorum. Biraz da ayna gibiyim, başka insanlara bambaşka görünebiliyorum. Bakın ben bile bunları anlatarak farklılaştırmaya çalışıyorum kendimi. Bazen sırf bu yüzden hayatım tamamiyle şansa bağlıymış gibi hissediyorum. Ortalama bir hayattan mutlu olabilir miyim? Elbette... Ama mutlaka başka bir şeylere özenen ve hüzünlenen bir tarafım olacak. Tüm bu düzenin benim böyle hissetmeme neden olduğunu bilmeme rağmen. Diyelim ki ben kendimi değiştirebildim. Gerçekten de yapmışlığım var bunu. Tüm bu dürtülere kulağımı tıkamışlığım, gülüp geçmişliğim... Bu sefer de kendi düzenime kapılarımı açtığım insanlar bu nedenlerle uzaklaşıp gittiler. Böyleyken umursamaz olamıyor insan da. Vesselam, çok da dolandırmaya gerek yok lafı. Sonuçta sıradanım ve bu sıradanlık mutsuz ediyor beni. Ve ne yazık ki çağımızda sadece mutlu anılar paylaşılmayı hak ediyor. Belki de mutsuz hayatını paylaşan ilk insan da ben olurum belli mi olur?

İyi bayramlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder