8 Eylül 2015 Salı

Pek Yakında...

Bir gece yatağına gideceksin...
Gözlerin kırmızı.
Sanki bir haftalık yorgunluk üzerinde.
Yani uyumanın tam da sırası.
Aklına zamansız düşeceğim.
Uyku yerini rahatsız edici bir terlemeye bırakacak.
Sıyrılacaksın yorganınndan.
Bu sefer büsbütün soğuk...
Bir bardak su da fayda edemeyecek.
O gece uykusuz geçecek eminim.

Aradan yıllar geçmiş.
Bir kumsaldasın, yanınba bambaşka insanlar.
Genzinde egenin tuzu.
Gözlüklerine rağmen gözlerini alan bir güneş.
Okuduğun roman başarısız bir yazarı anlatıyor.
Düşkırıklıklarıyla dolu hikaye sana beni anımsatacak.
Bir sızlama saracak bedenini.
Hasta gibi bir yorgunluk, kırgınlık çökecek üzerine.
Kitabına döneceksin, ama okuduğun sayfalar nafile,
Aklında sadece anılar.

Etrafındakiler öyle çok bunaltacak ki seni
Kaçıp kurtulmak isteyeceksin.
Denizle başbaşa kaldığın bir yere kaçacaksın.
Koca bank, sen ve bir şişe şarap, mantarı içinde.
Bank, gece, deniz ve gemi...
Sana yalnızlığını hatırlatacak.
Yanında ben varmışım gibi şarabı uzatacaksın bana
O hiç sevmediğim şarabı içebilecekmişim gibi yine.

Dans ediyorsun...
Bir kutlama, herkes öyle mutlu gibi ki...
Çekilen fotoğraflar, ışıltılı sofra.
Hiç olmadığın kadar şıksın.
Kadehler güzelleştirmiş seni, sahi.
Masada onlarca insan.
Gözün bana takılacak bir an için,
Kaçamak eski bir bakış kaçıracak seni.
Seni sen, beni ben olduğum eski mutlu günlere.

Uyanacaksın, kan ter içinde...
Uyuyabilmişsin demek ki aklına ben düşsem bile.
Bir kere daha uyuyabilirsin demek ki...
İyi geceler!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder