10 Aralık 2015 Perşembe

Sevgili Arkadaşlarım...

Öncelikle arkadaşım olduğunuz için size söylemediğim birkaç hususu burada paylaşmak isterim. Biliyorum ki yüzünüze söylesem üzülürsünüz, sizi yargılandığımı düşünürsünüz. Belki de biraz haklısınız, ama açık açık söylemeyi inanın ben de isterdim.

Bir kere bayan değil, kadın diyeceksiniz hemcinslerinize. Bıçak gibi keskin olacak hatta. Çünkü topluma ancak böyle anlatabileceksiniz kadın olduğunuzu, birey olduğunuzu, memelerinizden, bacaklarınızdan ve kalçalarınızdan ibaret olmadığınızı... Ki öyle olanı da var elbette...

Kocalarınızın soyadını almayacaksınız. Çünkü erkeğin soyadını almamak sizin ataerkil toplumun dayatmasına karşı durmanın sembolik bir hareketidir. İlla soyadını alacaksanız, siz de karşınızdakine vereceksiniz. Hayat paylaşmak içindir. Evet, bireylerin özgürlüğü vazgeçilemezdir ama insan toplumun bir parçasıdır. Toplumdan koptukça paranoyaklaşır, daha yalnızlaşır ve mutsuzlaşır. Bakınız ben...

Toplumun değer normlarının farkında olacaksınız, salak değilsiniz elbette... Yaşadığımız ülke bir ortadoğu ülkesi... Akıl ermeyecek yobazlık ve manyaklıklara gebe... Yine de, dik duracaksınız. Plazalarda çalışan, özel okullarda okumuş, ailenizin biricik evlatlarısınız. Sizin zaten başlı başına bir kalabalık yaratmanız gerek. Nerede kaldı gezi ruhu, nerede kaldı asi duruşunuz... Kadınlar evlenmek için doğmuyor, doğmamalı... Evet doğanın kanununda kadının çocuklarına uygun bir dünya hazırlaması var, ancak doğaya kalsak hala birbirimizle çiftleşip, güçsüzü öldürüyorduk -ne?? hala mı öyle yapıyoruz!!-.

Eşcinsellik bir anatomik hata değildir. Evet, marjinal olmak için eşcinsel olan da var. Cinselliğini ölçüsüzce yaşayan da... Ama bu bir hastalık değildir. Ve o insanların marjinalliği toplum tarafından kabullenilmedikleri içindir. Anormal olarak nitelemek yerine normalleştirmeyi, tanımayı deneseniz. Bence çok şey kaybetmezsiniz. Unutmayın, onlar çoğu zaman bizim yapamadığımızı yapıp değirmenlere karşı bir başlarına savaş açabiliyorlar.

Biraz birikti içimde, daha da yazarım da okunmayan bir blog benimkisi. Maksat boşluğa yankı, denize atılmış küçük bir taş dalgalanması olsun... Öyle işte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder